Genel Bakış
Karatepe-Aslantaş, Osmaniye İli'nde, Toros Dağları'nın eteklerinde, Ceyhan Nehri üzerinde yer alan bir Geç Hitit dönemi surlu saray yerleşimidir. MÖ 8. yüzyılın sonlarında Danunilerin Kralı Azatiwata tarafından inşa edilmiş olup, Kilikya'yı Anadolu içlerine bağlayan stratejik geçidi kontrol etmektedir.
Alanın dünya çapındaki önemi, çift dilli yazıtından kaynaklanmaktadır. Hem Fenike alfabesiyle hem de Hiyeroglif Luvi dilinde (Geç Hitit halef devletlerinin yazısı) kazınmış uzun bir metin olan bu yazıt, 1946'da Helmuth Bossert tarafından keşfedilmiştir. Rosetta Taşı'nın Mısır hiyerogliflerinin çözülmesini sağladığı gibi, bu yazıt da Hiyeroglif Luvi dilinin deşifre edilmesinin anahtarı olmuştur. Yazıt, Azatiwata'nın şehri inşa etme, barışı sağlama ve halkı için refahı tesis etme başarılarını kaydetmektedir.
"Bu kaleyi ben inşa ettim ve ona Azatiwataya adını verdim. Fırtına Tanrısı ve Azatiwataya'nın tanrıları onu korusun."
— Azatiwada (Adanawa Kralı), Karatepe çift dilli yazıtı, yaklaşık MÖ 8. yüzyıl
Hisarın kapıları, aslanlar, sfenksler, savaşçılar, ziyafet sahneleri ve mitolojik figürler içeren, Hitit, Fenike ve Arami sanat geleneklerini harmanlayan kendine özgü bir Geç Hitit üslubundaki anıtsal taş kabartma ve heykellerle çevrilidir. Kabartmalar, 1960 yılında kurulan ve Türkiye'nin ilk açık hava müzelerinden biri olan alanda, yerinde sergilenmektedir.
Karatepe-Aslantaş, MÖ 1180 civarında Hitit İmparatorluğu'nun çöküşünden sonra ortaya çıkan Geç Hitit krallıklarının siyasi örgütlenmesine dair olağanüstü kanıtlar sunarak, Tunç Çağı Anadolusu ile Demir Çağı arasında bir köprü işlevi görmektedir.

Karatepe-Aslantaş Milli Parkı ve ağaçlar | Nur Çağlar (CC BY-SA 4.0)



