Genel Bakış
Hierapolis, MÖ 190 civarında Bergama Kralı II. Eumenes tarafından bir termal kaplıca olarak kurulmuştur. Kent, Roma yönetimi altında gelişerek şifa, tekstil üretimi (özellikle yün boyama) ve erken Hristiyanlık için önemli bir merkez haline gelmiştir. Havari Filipus'un burada şehit edildiğine inanılmaktadır.
Alan, binlerce yıl boyunca kalsiyum açısından zengin termal suların yamaçtan aşağı akmasıyla oluşan Pamukkale'nin (Türkçe "Pamuk Kale" anlamına gelir) görkemli traverten teraslarının üzerinde yer alır. Kentin 12.000 kişilik tiyatrosu, Anadolu'daki en iyi korunmuş tiyatrolardan biridir.
Pamukkale Hierapolis Traverten Havuzları | Pvasiliadis (CC BY-SA 3.0)
"Hierapolis'in sıcak su kaynakları, sanki bir fırında kaynatılmış gibi yerden fışkırır; yine de insanlar zarar görmeden buralarda yıkanırlar."
— Strabon, Coğrafya XIII.4.14, MÖ 20 civarı
Hierapolis nekropolü, 1.200'den fazla mezarıyla Helenistik, Roma ve erken Hristiyan dönemlerini kapsayan Anadolu'daki en büyük antik mezarlıktır. Ölümcül karbondioksit gazları yayan bir mağara olan Plütonyum'un, yeraltı dünyasına bir giriş olduğuna inanılır ve rahipler tarafından ilahi gücü göstermek için kullanılırdı.

Hierapolis'te bir traverten havuzunda batık mezar | Frank K. (CC BY 2.0)
Kentin kent planı, uzun, sütunlu Frontinus Caddesi'ne odaklanmış, Roma döneminin klasik dikgen (ızgara) planının bir örneğidir. Hamamlar, bir gymnasion ve tapınaklar gibi büyük kamu binaları bu ana cadde boyunca sıralanarak kentin zenginliğini gözler önüne sermektedir. Taş su kemerleri ve künklerden oluşan geniş su yönetim sistemi, termal suyu halk hamamlarına, özel evlere ve endüstriyel boyama atölyelerine dağıtmıştır. Hierapolis, Anadolu'daki ticaret yollarına bağlı, kozmopolit bir merkezdi. Gerilemesi MS 7. yüzyılda büyük bir depremle başlamış ve azalan nüfusun Bizans ve Selçuklu dönemleri boyunca 14. yüzyıla kadar devam etmesiyle yavaş yavaş olmuştur. Nihai terk ediliş, daha fazla sismik aktivite ve ticaret yollarının değişmesiyle ilişkilidir.

